Konya uzun süredir “tarım şehri” diye anılsa da ihracat tablosunun tepesinde artık otomotiv yan sanayi oturuyor; makine ve aksamları da hemen arkasından geliyor. Konya Ticaret Odası’nın 2025 değerlendirmesine göre şehir 209 ülkeye satış yaptı, dış ticaret fazlası verdi ve ihracatın neredeyse tamamı imalat sanayiinden çıktı. Bu tablonun altındaki fiziksel yapı da ortada: tek başına Konya Organize Sanayi Bölgesi 3.000 hektara yakın alanda 750’yi aşkın faal firma barındırıyor, şehir genelinde 12 organize sanayi bölgesi ve yüzlerce parçalı küçük sanayi sitesi var. Traktör ekipmanından döküm parçaya, sulama sisteminden fren aksamına kadar dar bir ürün grubunda derinleşmiş, çoğu ikinci kuşağa geçmiş aile şirketlerinden söz ediyoruz.
Böyle bir yapıda internet sitesi bir “tanıtım broşürü” değil, satış öncesi teknik dokümantasyonun toplandığı yerdir. Şunu da baştan net söyleyelim: üçbiriki creative Ankara’da, Saray Fatih Mahallesi’ndeki Twin Towers’ta çalışan üç kişilik bir ekip. Konya’da şubemiz yok ve varmış gibi yapmıyoruz; Konya’daki firmalarla uzaktan çalışıyoruz. İki şehir arası karayoluyla yaklaşık 270 kilometre, otomobille üç saat civarı, yüksek hızlı trenle iki saatin altında — dolayısıyla gerektiğinde tesise gelmek bir günlük iş, ama açık konuşalım: bu işin büyük bölümü zaten ekranda dönüyor.
Bir Konya üreticisinin sitesinde asıl işi ürün sayfaları yapar
Sanayi firmalarının sitelerinde en çok emek harcanan bölüm çoğu zaman “Hakkımızda” oluyor. Oysa satın alma tarafındaki insan sizi tanımak için değil, bir parçanın ölçüsünü doğrulamak için siteye giriyor. Aradığı şey “kaliteli üretim” cümlesi değil; bir milin çapı, bir redüktörün devir aralığı, bir şasinin malzeme sınıfı. Bu bilgiler görsele gömülü bir tablo yerine gerçek metin olarak sayfada duruyorsa hem arama motoru hem de mühendis onu bulabiliyor.
Pratikte kurduğumuz yapı şu: her ürün ailesi kendi sayfasında, varyantlar o sayfanın içinde tablolanmış, teknik veriler kopyalanabilir metin hâlinde. Bu ayrımı doğru kurmak web tasarım tarafındaki en kritik karar; sonradan düzeltmesi en pahalı olan da bu.
Katalog PDF’i ile katalog sayfası aynı şey değil
Konya’da çok yaygın bir çözüm var: 60 sayfalık baskı kataloğu PDF olarak siteye koymak ve işi bitmiş saymak. PDF gerekli, kaldırmayın — fuarda, bayide, teklif ekinde işe yarıyor. Ama tek başına iki temel şeyi yapamıyor. Birincisi, tek bir ürüne link veremiyorsunuz; müşteriye “şu modele bakın” dediğinizde 12 megabaytlık bir dosyanın 34. sayfasını tarif etmek zorunda kalıyorsunuz. İkincisi, bir ölçü değiştiğinde tüm dosyayı yeniden basmak gerekiyor, o yüzden de kimse güncellemiyor.
Doğru kurgu ikisini birlikte tutmak: HTML ürün sayfası canlı ve aranabilir kalır, PDF ise o sayfanın içinden indirilebilen bir ek olur. Üretim ve ihracat yapan firmalarda bu ayrımın neden bu kadar belirleyici olduğunu üretim ve ihracat firmaları için web sitesi yazımızda daha ayrıntılı anlatmıştık.
Bayi, servis ve yedek parça ağını siteye taşımak
Konya’daki üreticilerin çoğunun Türkiye geneline yayılmış bir bayi ve servis ağı var, ama bu ağ genelde telefon rehberinde yaşıyor. Siteye taşındığında hem son kullanıcının aramaları satış ekibini meşgul etmekten çıkıyor hem de bayiler kendi dokümanlarına kendileri ulaşıyor. Aşağıdaki bileşenler, bir imalatçı sitesinde işi gerçekten yapan parçalar:
| Bileşen | Sitede ne yapar | Asıl kullanıcısı |
|---|---|---|
| Ürün ailesi sayfası | Bir modeli tüm varyantlarıyla tek adreste toplar | Yeni alıcı, arama motoru |
| Teknik veri tablosu | Ölçü, kapasite, malzeme ve tolerans bilgisini metin olarak taşır | Satın alma mühendisi |
| Yedek parça kod listesi | Parçayı kendi koduyla aratılabilir hâle getirir | Servis noktası |
| Bayi ve servis arama | İl seçimine göre en yakın noktayı gösterir | Son kullanıcı |
| Doküman merkezi | Kılavuz, montaj şeması ve uygunluk belgelerini sürümleyerek tutar | Bayi, ihracat müşterisi |
| Ürün içinden teklif formu | Model ve varyant bilgisini forma taşıyarak gönderir | Kendi satış ekibiniz |
Bayi girişli bir panel, stok görünürlüğü ya da sipariş takibi istendiğinde iş standart bir site olmaktan çıkıp özel yazılım alanına giriyor. Bu tür geliştirmeler 45.000 ₺’den başlıyor ve kapsamı baştan yazılı olarak sınırlamak şart, çünkü “bir de şu olsun” listesi en hızlı büyüyen şey.
İhracat sayfalarını Türkçe sitenin kopyası olmaktan çıkarmak
209 ülkeye satan bir şehirde İngilizce sayfa artık lüks değil, ama sorun genelde dilin varlığı değil kalitesi. Türkçe metni otomatik çeviriden geçirip yayına almak, teknik terimleri sektörde kimsenin kullanmadığı karşılıklara dönüştürüyor. Bizim önerdiğimiz yol, ihracat sayfalarını sıfırdan hedef pazara göre yazmak: ürün adlandırmasını o pazarın kullandığı terimle eşlemek, ölçü birimlerini karşılığıyla birlikte vermek, HS kodunu ve teslim şeklini ürün sayfasında görünür kılmak. Bu üçü, gelen taleplerin ciddiyet oranını gözle görülür biçimde değiştiriyor.
Bir de sık atlanan bir ayrıntı var: yabancı alıcı çoğunlukla sizi ürün adıyla değil, uygulama alanıyla arıyor. “Hangi makineye takılıyor”, “hangi kapasitede çalışıyor”, “hangi standarda uygun” sorularının karşılığı sayfada yoksa arama sonuçlarında da görünmüyorsunuz. İhracat sayfalarını yazarken bu üç soruyu her ürün ailesinde ayrı ayrı cevaplamak, tek başına bir tanıtım metni yazmaktan çok daha fazla iş görüyor.
Mevlana çevresindeki turizm ve konaklama işletmeleri bambaşka bir iş
Konya’nın ikinci bir yüzü var: Mevlana Müzesi, Kültür ve Turizm Bakanlığı verilerine göre 2004–2024 döneminde Türkiye’nin en çok ziyaret edilen müzesi oldu ve bu 20 yılda 15,8 milyonu aşkın ziyaretçi ağırladı. Şehirdeki otel, butik konaklama ve tur işletmelerinin ihtiyacı üreticininkiyle hiç örtüşmüyor. Burada belirleyici olan üç şey var: telefonda açılan sayfanın hızı, aracı platforma gitmeden doğrudan rezervasyon alabilmek ve Aralık ayındaki Şeb-i Arus yoğunluğunu karşılayacak bir içerik hazırlığı. Aynı ekip iki işi de yapabilir ama aynı şablonla yapamaz.
Ankara’dan Konya’ya çalışmak pratikte nasıl yürüyor?
Süreç şöyle işliyor: haftada bir sabit video görüşme, arada gün içinde yazışma. Tüm işler ortak bir panoda duruyor, hangi maddenin kimde beklediği oradan görülüyor, dolayısıyla “ne oldu” diye aramak gerekmiyor. Sözleşme ve teklifler e-imzayla imzalanıyor. Site teslim edildiğinde içerik girişini kendi personelinizin yapabilmesi için ekran paylaşımlı bir devir eğitimi yapıyor, kaydını da size bırakıyoruz — personel değiştiğinde yeniden anlatmak gerekmesin diye.
Konya’ya fiziksel olarak gelmemiz gereken tek aşama genelde ürün ve tesis çekimi oluyor. Onu da tek bir güne toplayıp planlıyoruz.
Konya’daki bir firma bütçesini nasıl kursun?
Kurumsal tanıtım ağırlıklı, ürün sayısı sınırlı bir site için Başlangıç paketi 18.500 ₺. Çok ürünlü, kategorili, çift dilli bir imalatçı sitesi için gerçekçi başlangıç Profesyonel paket: 34.900 ₺. Kurumsal ölçekte, birden fazla marka ya da bayi yapısı olan işlerde fiyat teklife bağlı çıkıyor çünkü kapsam firmadan firmaya çok değişiyor. Yayına aldıktan sonra da site kendi başına ayakta durmuyor: bakım ve destek 2.500 ₺/ay, hosting ve alan adı 3.900 ₺/yıl. Tüm kalemleri fiyatlandırma sayfamızda açık açık yayımlıyoruz, teklif aşamasında sürpriz çıkmıyor.
Nereden başlanır
Elinizdeki katalog, ürün listesi ve varsa mevcut siteniz yeterli. Bunlara bakıp hangi kapsamın gerçekten gerektiğini, hangisinin fazladan olduğunu söylüyoruz — gerekmiyorsa büyük paket önermiyoruz. Konuşmaya başlamak için teklif formunu doldurmanız yeterli, aynı hafta içinde dönüyoruz.